Bolluk ve darlık ikilemi:
Nahl 35. Payınıza düşen her nimet Allah’tandır. Başınıza darlık çökse, hemen O’na yakarırsınız,
https://okuyun.github.io/Kuran/#v=16:53
Bolluk ve darlık ikilemi:
Nahl 35. Payınıza düşen her nimet Allah’tandır. Başınıza darlık çökse, hemen O’na yakarırsınız,
https://okuyun.github.io/Kuran/#v=16:53
Duamız Allah'a yakınlaşma vesilesidir:
A'raf 55. Rabbinize boyun eğerek ve gizlice dua edin! Doğrusu O, haddi aşanları sevmez.
56. İyi bir düzene sokulmuşken yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Korkuyla ve umarak yalvarın O’na; çünkü Allah’ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.
https://okuyun.github.io/Kuran/#v=7:56
![]() |
| ikinci satırda ayetin Farsça meali |
Hz Nuh gemiye binerken şöyle demiş:
Hûd 41. "Allah'ın adıyla binin içine. Akışı ve duruşu (O'nun adıyla). Rabbim gerçekten çok bağışlayıcı, çok merhametlidir."
https://okuyun.github.io/Kuran/#v=11:41
![]() |
| Hattat: Ebuzer Özkan |
Sâf suresinde fetih müjdesi:
13. Seveceğiniz bir şey daha: Allah'tan yardım ve yakın bir fetih... Müminleri müjdele.
https://okuyun.github.io/Kuran/#v=61:13
Bazı müfessirler, bu zafer vaadini, Müslümanların savaşla gelen fetihlerinin bir öngörüsü olarak değerlendirir. Ama bunun, Kur’an mesajının manevî zaferini ve daha önce onu anlamamış olanlar arasında hızla yayılmasını kasdettiği ihtimali daha kuvvetlidir.Ref: Muhammed Esed Meali, Saf Suresi 13. Ayet
Talak suresinin başında hikmet dolu bir söz:
65:2-3 ... Kim Allah’a karşı takvâlı olursa (Allah) ona çıkış yolu yaratır
ve onu ummadığı yerden rızıklandırır ...
https://okuyun.github.io/Kuran/#v=65:3
![]() |
| Alışılmışın dışında, yukarıdan başlıyor! |
Duanın önemini vurgulayan muhteşem bir ayet:
40:60 Rabbiniz buyurdu: “Bana dua edin ki size karşılık vereyim. Bana ibadeti kibirlerine yediremeyenler, zelil ve rezil olarak cehenneme girecekler.”
https://okuyun.github.io/Kuran/#v=40:60
Tefsirlerde şu yorumları okuyoruz:
“Bana kulluğunuzla davetiye gönderin ki, ben de rahmet ve ödülümle davetinize icâbet edeyim”. Ya da Elmalılı’nın ifadesiyle: “Benden beni isteyin size icâbet ederim, beni bulursunuz; beni bulansa her şeyi bulmuş olur”. Dua kulun Allah karşısındaki esas duruşudur. Dua etmek ilâhî bir lütuftur, duanın kabulü fazladan bir lütuftur. Dua etmek, bizzat kabul olmuş bir duadır. Allah’tan isteyenin, kendisine isteği verilse de verilmese de onuru ve hatırı artar. Allah’tan başkasından isteyenin isteği verilse de verilmese de onuru azalır. [M İslamoğlu]
Bu âyetten “Duanın ibadetin rûhu” olduğu anlaşılmaktadır. Dua etmek, Allah’a yönelmenin ta kendisidir. Nitekim Hz. Peygamber (a.s.): “Dua, tam tamına ibadettir!” ve yine: “Dua, ibadetin başıdır,” “Dua, ibadetin özüdür” buyurmuştur. “Allah, kendisine dua etmeyen kuluna azab eder” “Dua, başınıza gelmiş ve gelecek olan musîbetlerden sizi korur. Ey Allah’ın kulları! Dua ediniz” buyurmuştur. Çünkü Allah’ın yardımı olmaksızın, bizim tedbirimiz fayda sağlamaz. [Suat Yıldırım]
Eğer desen: "Birçok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki âyet umumîdir, her duaya cevab var ifade ediyor." Elcevab: Cevab vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevab vermek var; fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlubu vermek Cenab-ı Hakk'ın hikmetine tâbi'dir. Meselâ: Hasta bir çocuk çağırır: "Yâ Hekim! Bana bak." Hekim: "Lebbeyk" der.. "Ne istersin?" cevab verir. Çocuk: "Şu ilâcı ver bana" der. Hekim ise; ya aynen istediğini verir, yahut onun maslahatına binaen ondan daha iyisini verir, yahut hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez. İşte Cenab-ı Hak, Hakîm-i Mutlak hazır, nâzır olduğu için, abdin duasına cevab verir. Vahşet ve kimsesizlik dehşetini, huzuruyla ve cevabıyla ünsiyete çevirir. [Yirmi Üçüncü Söz]
Putları kıran büyük nebi, putlara tapan babasına şöyle demiş:
19:47 (İbrahim) şöyle demişti: “Selam sana! Rabbimden senin için bağışlanma dileyeceğim. Şüphesiz ki O, bana lütufkârdır.
https://okuyun.github.io/Kuran/#v=19:47
![]() |
| Tesbih, divit ve husn-i hat (güzel yazı) |
Biz (put kıran) İbrahim kadar iyi olamadığımız gibi, babamız da putperest Azer'den daha kötü olamaz. Demek ki babalar her durumda dua edilmeyi hak ediyor.
Hz. İbrahim, babası için bağışlanma dileğinde bulunmuştu; fakat bu durum babası sağken yaşanmıştı. Buna göre, Hz. İbrahim’in duası bir anlamda babasının tevbe etmesine yönelik anlaşılmalıdır. Çünkü babasının Allah’a düşman biri olarak öldüğü kendisine bildirilince ondan yüz çevirmişti. [M Okuyan]
Ayetin tamamı:
39:53 De ki: "Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."
Ülkemizdeki camilerde, namazdan sonra tesbih yerine bu ayet okunursa, dışarıda cenaze beklediğinin işaretidir.