dua etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dua etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2024 Cuma

Mihraba her girişinde...

Âl-i İmran suresinde anlatılan ilginç bir olay:

37. Rabbi onu (Meryem’i) güzel bir şekilde kabul etmişti. Onu güzel bir bitki olarak yetiştirmiş ve Zekeriya’yı onun bakımıyla görevlendirmişti. Zekeriya onun yanına mihraba her girişinde orada bir rızık bulurdu. “Meryem, bu sana nereden (geliyor)?” dediğinde, “Bu Allah katındandır, Allah dilediğine hesapsız rızık verir” demişti.

okuyun.github.io/Kuran/#v=3:37

Ülkemizdeki camilerin mihraplarının üstünde, çoğu zaman bu ayetin bir parçasını okuruz. Genellikle, içindeki mihrab kelimesine kadar yazılır, ayetin önemli mesajı yazılmaz. "Orada rızık bulurdu" parçasının da yazıldığı ancak bir örnek buldum.

Lakin, bu kelime zaman içinde anlamını değiştirmiş. Garibce'den dinleyelim:

İçinde mihrab kelimesi geçen dört ayette [bu kelime] "mabette ön tarafta ibadet için ayrılmış küçük hücre" anlamındadır. Zekeriya peygamberin kefaletinde olan Meryem mabede adanmıştı ve Mihrab’da kalmaktaydı. Zekeriya peygamber Mihrab’a her girdiğinde onun yanında (keramet kabilinden) bir takım yiyecekler görürdü. ... Buradaki mihrabın tarihî olarak bir önemi var. Oysa bunun bizim mescitlerdeki mihrapla ilgisi sadece lafız birliğinden ibarettir. Bizim mihraplara yazacağımız en uygun yazı, (2/144) âyeti olmalıdır.

İnşa halinde bir mihrap

Okunuşu:

kullemâ deḣale ‘aleyhâ zekeriyyel-mihrâbe
vecede ‘indehâ rizkâ




Ayetin önemli mesajı yazılmış:
orada bir rızık bulurdu

Mihraplarımızı süsleyen bu ayet aslında çok önemli bir ders veriyor: Olmayacak sanılan işler, dua ile mümkün olur: kız çocuk mabede adanır, orada rızkını bulur, babasız çocuk doğurur. Sonraki ayette, Hz Zekeriya'nın buna imrenerek nasıl içtenlikle yalvardığını okuyoruz. 


19 Ocak 2024 Cuma

Allah’ın rahmeti kime yakın?

Duamız Allah'a yakınlaşma vesilesidir:

A'raf 55. Rabbinize boyun eğerek ve gizlice dua edin! Doğrusu O, haddi aşanları sevmez.
56. İyi bir düzene sokulmuşken yeryüzünde bozgunculuk yapmayın. Korkuyla ve umarak yalvarın O’na; çünkü Allah’ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır.

https://okuyun.github.io/Kuran/#v=7:56



Okunuşu:

inne rahmetallâhi karîbun minel-muhsinîn


ikinci satırda ayetin Farsça meali


Yukarıda "Allah'ın rahmeti" tamlamasının geçtiği 6 ayet görünüyor. Bunların ikisi kapalı te (çift noktalı he) ile yazılırken, diğerlerinde normal te kullanılır. 
Ayrıntılar şu linkte: Korunmuşluk örnekleri


27 Ekim 2023 Cuma

"Beni salihler arasına kat"

Şu'ara suresinde Hz İbrahim'in meşhur duası:

83. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat.
84. Sonra gelecekler arasında iyilikle anılmayı nasip et!
85. Beni Na'im cennetinin mirasçılarından kıl!

https://okuyun.github.io/Kuran/#v=26:83




 
Okunuşu:

rabbi heb lî hukmen veelhiknî bis-sâlihîn
vec’al lî lisâne sidkin fil-âḣirîn
vec’alnî min veraśeti cennetin-na’îm


 

Bundan belki 100 yıl sonra, bir torunu Mısır'da aynı kelimelerle dua ediyor:

Göklerin ve yerin yoktan yaratanı! Dünyada da ahirette de benim dostumsun. Müslüman olarak canımı al ve beni salihler arasına kat!

https://okuyun.github.io/Kuran/#v=12:101


20 Ekim 2023 Cuma

“Elbette O’na döneceğiz”

Musibetlere sabretmek için bir zikir sözü:

2:156-7 Onlar (sabredenler), kendilerine bir musibet geldiği zaman “Biz Allah’a aidiz ve elbette O’na döneceğiz” derler. İşte Rablerinden salavat ve merhamet hep onların üzerinedir; doğru yolu bulanlar da onlardır.

https://okuyun.github.io/Kuran/#v=2:156




Okunuşu:

innâ lillâhi veinnâ ileyhi râci’ûn




Bu ayetin ilginç bir yorumu:

“Mer‘ayı tecâvüz eden (sınırı aşan) koyun sürüsünü çevirmek için çobanın attığı taşlarla musâb olan bir koyun, lisân-ı hâliyle der ki: ‘Biz çobanın emri altındayız. O bizden daha ziyâde fâidemizi düşünür. Mâdem onun rızâsı yoktur, dönelim’ der. Kendisi döner, sürü de döner. Ey nefis! Sen o koyundan fazla âsî değilsin! Dâll (haktan sapmış) değilsin! Kaderden sana atılan bir musîbet taşına ma‘ruz kaldığın zaman, اِناَّ لِلّٰهِ وَ اِناَّ اِلَيْهِ راَجِعُونَ [Muhakkak ki biz, Allah’a âidiz ve muhakkak ki biz, ancak O’na dönücüleriz!] de! Ve merci‘-i hakīkīye dön, îmâna gel, mükedder olma! Allah da, çoban gibi seni senden daha ziyâde düşünür.” (Mesnevî-i Nûriye, Habbe, 105)


6 Ekim 2023 Cuma

“Bana dua edin ki...”

Duanın önemini vurgulayan muhteşem bir ayet:

40:60 Rabbiniz buyurdu: “Bana dua edin ki size karşılık vereyim. Bana ibadeti kibirlerine yediremeyenler, zelil ve rezil olarak cehenneme girecekler.”

https://okuyun.github.io/Kuran/#v=40:60





Okunuşu:

vekâle rabbukum ud’ûnî estecib lekum




Tefsirlerde şu yorumları okuyoruz:

“Bana kulluğunuzla davetiye gönderin ki, ben de rahmet ve ödülümle davetinize icâbet edeyim”. Ya da Elmalılı’nın ifadesiyle: “Benden beni isteyin size icâbet ederim, beni bulursunuz; beni bulansa her şeyi bulmuş olur”. Dua kulun Allah karşısındaki esas duruşudur. Dua etmek ilâhî bir lütuftur, duanın kabulü fazladan bir lütuftur. Dua etmek, bizzat kabul olmuş bir duadır. Allah’tan isteyenin, kendisine isteği verilse de verilmese de onuru ve hatırı artar. Allah’tan başkasından isteyenin isteği verilse de verilmese de onuru azalır. [M İslamoğlu]

Bu âyetten “Duanın ibadetin rûhu” olduğu anlaşılmaktadır. Dua etmek, Allah’a yönelmenin ta kendisidir. Nitekim Hz. Peygamber (a.s.): “Dua, tam tamına ibadettir!” ve yine: “Dua, ibadetin başıdır,” “Dua, ibadetin özüdür” buyurmuştur. “Allah, kendisine dua etmeyen kuluna azab eder” “Dua, başınıza gelmiş ve gelecek olan musîbetlerden sizi korur. Ey Allah’ın kulları! Dua ediniz” buyurmuştur. Çünkü Allah’ın yardımı olmaksızın, bizim tedbirimiz fayda sağlamaz. [Suat Yıldırım]

Eğer desen: "Birçok defa dua ediyoruz, kabul olmuyor. Halbuki âyet umumîdir, her duaya cevab var ifade ediyor." Elcevab: Cevab vermek ayrıdır, kabul etmek ayrıdır. Her dua için cevab vermek var; fakat kabul etmek, hem ayn-ı matlubu vermek Cenab-ı Hakk'ın hikmetine tâbi'dir. Meselâ: Hasta bir çocuk çağırır: "Yâ Hekim! Bana bak." Hekim: "Lebbeyk" der.. "Ne istersin?" cevab verir. Çocuk: "Şu ilâcı ver bana" der. Hekim ise; ya aynen istediğini verir, yahut onun maslahatına binaen ondan daha iyisini verir, yahut hastalığına zarar olduğunu bilir, hiç vermez. İşte Cenab-ı Hak, Hakîm-i Mutlak hazır, nâzır olduğu için, abdin duasına cevab verir. Vahşet ve kimsesizlik dehşetini, huzuruyla ve cevabıyla ünsiyete çevirir. [Yirmi Üçüncü Söz]